Science dergisinde yayımlanan Marmara depremi araştırması, Türkiye’deki deprem uzmanlarının uzun süredir dile getirdiği riskleri bir kez daha gündeme taşıdı. Türk bilim insanlarına göre Marmara’daki faylar “sessiz ama kilitli” ve büyük bir deprem kaçınılmaz.
İstanbul ve çevresi için beklenen Marmara depremi, uluslararası bilim dünyasının da odağında. Almanya merkezli GFZ Helmholtz Jeofizik Araştırma Merkezi öncülüğünde hazırlanan ve Science dergisinde yayımlanan son çalışma, Marmara Denizi’ni Avrupa’nın en yüksek sismik risk taşıyan bölgelerinden biri olarak tanımladı. Çalışma, New York Times gibi saygın uluslararası yayınlarda da geniş yer buldu.
Araştırma, Türkiye’de yıllardır dile getirilen “büyük Marmara depremi” uyarılarını yeniden gündeme taşırken, Türk deprem bilimcilerden de dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
Bilimsel çalışmada Marmara Denizi için “sismik tehlike açısından Avrupa’nın en sıcak noktası” ifadesi kullanıldı. Araştırmacılar, Ana Marmara Fayı’ndaki hareketliliğin batıdan doğuya doğru ilerlediğine dikkat çekti.
Son yıllarda Tekirdağ, Marmara Ereğlisi ve Silivri açıklarında yaşanan orta büyüklükteki depremler de bu hareketliliğin önemli göstergeleri olarak değerlendiriliyor. Nisan 2025’te Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem ise bölgedeki gerilimin halen sürdüğünü ortaya koydu.
Araştırmada özellikle İstanbul’un güneyinde yer alan Adalar segmentine dikkat çekiliyor. Bu bölümün büyük ölçüde “kilitli” olduğu ve enerji biriktirdiği belirtilirken, 7,0 ve üzeri büyüklükte bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğu vurgulanıyor.
Bilim insanları, depremin kesin zamanı ve büyüklüğünün öngörülemeyeceğini ancak kırılmanın batıdan doğuya ilerlemesi halinde İstanbul’un doğu kesimlerinde sarsıntının daha şiddetli hissedilebileceğini ifade ediyor.

Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Naci Görür, çalışmanın Türkiye’de daha önce yapılan araştırmalarla örtüştüğünü belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor:
Marmara’da 1912 Şarköy ve 1999 İzmit depremleri arasında kalan sismik boşluk hâlâ duruyor.
Bu bölge giderek geriliyor ve biriken stres mutlaka boşalacak.
Kırılmanın batıdan doğuya doğru ilerlemesi bekleniyor.
Önce Kumburgaz, ardından Adalar Fayı’nın kırılması olası.
Görür’e göre, Science’ta yayımlanan çalışma “İstanbul’da büyük deprem olmayacak” söylemlerini açık şekilde çürütüyor.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Yasemin Korkusuz Öztürk ise Marmara için iki farklı deprem senaryosuna dikkat çekiyor:
İlk senaryo: Avcılar Fayı tek başına kırılır, ardından Adalar Fayı devreye girer. Bu durumda 6,2–6,8 büyüklüğünde iki ayrı deprem yaşanabilir.
İkinci senaryo: Avcılar ve Adalar fayları birlikte kırılır ve 7,0–7,3 büyüklüğünde tek, daha büyük bir deprem meydana gelir.
Öztürk, bu senaryoların Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ile yürütülen ve uluslararası bir dergide yayımlanan çalışmalarla da örtüştüğünü belirtiyor.
Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz’e göre Marmara Denizi içindeki faylar aynı davranışı göstermiyor. Bazı kesimlerde stres birikmezken, bazı segmentler ciddi risk taşıyor.
Tüysüz’ün değerlendirmesine göre:
Deprem üretme potansiyeli en yüksek alan, Büyükçekmece açıkları ile İzmit Körfezi arasındaki bölüm.
Bu bölgede 7,2 büyüklüğünde bir deprem oluşturabilecek enerji birikmiş durumda.
Son depremlerin artçılarının belirli bir noktada durması, bu alanda stresin kilitlendiğini gösteriyor.
Üç uzman da son dönemde dile getirilen “İstanbul’da büyük deprem olmayacak” iddialarının bilimsel karşılığı olmadığını vurguluyor. Aksine, son çalışmalar Marmara’daki büyük depremin ihtimalini değil, zaman belirsizliğini tartışıyor.
Bilim insanları, depremin kesin tarihinin bilinmesinin mümkün olmadığının altını çiziyor. Ancak ortak mesaj net:
Deprem bugün de olabilir, 50 yıl sonra da. Ama mutlaka olacak.
Bu nedenle uzmanlar, İstanbul ve Marmara Bölgesi için kentsel dönüşümden bireysel hazırlıklara kadar her alanda gecikmeden önlem alınması gerektiğini vurguluyor
Emekli maaşlarına yönelik artışların yetersiz bulunmasının ardından ekonomi yönetimi yeni bir destek modeli üzerinde çalışıyor. Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in hazırlığını yaptığı “Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi”nin ayrıntılarını paylaştı. Yeni modelle, gelir–geçim farkı her ay nakit olarak ödenebilecek. Emekli zammı sonrası yeni arayış Meclis’ten geçen düzenleme ile en […]
Times Higher Education tarafından hazırlanan 2026 Dünya Üniversite Sıralaması yayımlandı. 115 ülkeden 2 bini aşkın üniversitenin değerlendirildiği listede Türkiye’den öne çıkan kurumlar ve alan bazlı başarılar dikkat çekti. Küresel tablo netleşti Akademik dünyanın en prestijli endekslerinden biri olarak kabul edilen 2026 Dünya Üniversite Sıralaması, bu yıl 115 ülke ve bölgeden 2 bin 191 üniversiteyi mercek […]
Kandilli Rasathanesi’nden gelen son değerlendirmelere göre İstanbul ve Marmara Bölgesi yılbaşı öncesi sert bir soğuk hava dalgasının etkisine giriyor. Tahminler tutarsa kentte günlerce lapa lapa kar görülebilir. İstanbul için kış kendini nihayet hissettirmeye hazırlanıyor. Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı Meteoroloji Mühendisi Adil Tek’in açıklamalarına göre, ay sonuna doğru kuzeyden gelecek soğuk hava dalgası Marmara Bölgesi’nde etkili […]
Özel bankalar, 1 Ocak 2026 itibarıyla ATM kullanımında köklü bir değişikliğe gidiyor. Yeni uygulamayla ATM’ler “şube içi” ve “şube dışı” olarak ayrılacak, para çekme limitleri de bu ayrım üzerinden belirlenecek. 2025’in sonuna yaklaşılırken bankacılık sektöründen dikkat çeken bir düzenleme daha geldi. Özellikle ATM’den para çeken milyonlarca vatandaşı ilgilendiren yeni uygulama, 1 Ocak 2026’dan itibaren hayata […]
11. Yargı Paketi kapsamında hazırlanan düzenleme yasalaşırsa, 1 Ocak 2016’dan önce oluşan genel sağlık sigortası borçları tamamen silinecek. Yaklaşık 1,5 milyon kişiyi ilgilendiren adım, yıllardır süren mağduriyetleri sona erdirmeyi hedefliyor. Genel sağlık sigortası prim borçları nedeniyle icra, faiz ve gecikme zamlarıyla karşı karşıya kalan vatandaşlar için önemli bir gelişme gündemde. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması […]
Artan dava masrafları ve avukatlık ücretleri boşanmayı da ekonomik bir krize dönüştürdü. Özellikle çekişmeli davalarda maliyet 150 bin lirayı aşarken, uzmanlar birçok kişinin boşanabilmek için kredi çektiğine dikkat çekiyor. Türkiye’de boşanma davaları adliyelerin en yoğun dosyaları arasında yer almayı sürdürüyor. 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesine rağmen her yıl yaklaşık 200 bin kişi evliliğini sonlandırıyor. […]